uykudayım. tüm sarsıntılara rağmen ağırlığını yitirmeyen, direnen ve hepsinin ötesinde eski gün'e bir başkaldırıyı sunan bilinçaltımdaki ardışık sayıklamalardayım, fazlasıyla. sağır, sağırlığın üstünde, üstünde ve sonrasında hepsinin. sinestezik bir tecrübenin içinde renkleniyorum. gözlerimin işitmediği renkleri nedensiz işitmeye çabalıyorum. aslında ben biraz ele geçirme, az biraz değer ve anlam, yani aslında ben çokça zoru arzuluyorum. tıpkı midemin bulanması, sana yürüdüğüm zamanlarda, tıpkı senin durduğun, benim yürümemin midemi bulandıması gibi. peşisıra akan hayatın nimetlerini oturduğum yerden beklemem gibi, istemsiz ve bilinçsiz. yorgun ve ağır... anlamını arayana, anlamını vermeye çalışmak gibi. tüm bu gibilemelerin ardına sarkabilmek gibi. demeliyim diyorum, vücuduma değen suyun huzuruna eş değer sesi, saatin tik ve tak'larını, melodilerini yani, yani sessiz gecenin kendi üslubunca yarattığı orkestrayı demeliyim diyorum. vazgeçmek bir refleks olabilir, sayıklamak bir karşırefleks. nefes almak, havayla ciğerlerin arasında olmalı sanıyorum. tabii ki baştan yanılıyorum. önemi yok, hepsinin üstüne uyuyabilirim. ah şu mayhoş ışık olmasa, istemsiz korkutan karnlıkta sıkışıp kalmasam... ve bilsem neye uyduğumu, hangisine, hangisine neden. bunların seninle bir alakası var sanma, uyurken yalnızım, uyandığımda hangi boş arayışa sevkedebilirim zihnimi. sakın üstüne alınma. bir başkasını arıyor olabilirim, buldum; olabilirim. uçma denemeleri, boşluğa terketme bedenlerini, birkaç rekat imkansızı imkanlı kılmak denemesi, hepsi hepsi. rüya olamayacak kadar gerçek, gerçek olamayacak kadar rüya diye basit bir cümle kurarım, hadi kurdum diyelim, rüya mı gerçek mi. ve uçuyorum diyelim, üstelik rüzgar sıyrılmıyor bedenimin duvarlarından yahut yüzümden ve sairelerden ve, sairelerden. rüzgar içimden geçiyor benim, ben rüzgarın içinde anlamlanabiliyorum. hücrelerim bu şiddetle mi kımıldanıyor yoksa ben mi kararsızım, biraz aşk denilebilir buna gene de... önemi yok dedim, dedim arkasındayım uyanamadıklarımın. eski gün'e başkaldırıyorum, yeni gün benim. yeni bir el dönüyor adaletsiz bir kumar masasında. tek bir koz, bu son şans. fakat yenilmez bir kart var elimde, bu sefer hayat kaybedecek ben kazanıcağım. hayat hamlesini yapıyor. ve ben ortaya kendimi koyuyorum...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder